None

Akademi Seminerleri / 23 - 28 Kasım

MODERN DÜNYAYI KAVRAMAK

 

“ZEYGEM Akademi” başlığı altında gerçekleştirilen seminerlerde iki konuya odaklanılacak. Bir yandan modern dünyanın tarihsel öyküsü edebiyat, sanat ve kültür üzerinden okunurken, aynı zamanda bugününe ilişkin tartışmalar da yürütülecektir. Diğer taraftan da Osmanlı İmparatorluk tecrübesinin modern dünya ile karşılaşması, buna verilen tepkiler düşünce ve kültürel alana yansımaları üzerinden ele alınacaktır.

 

Akademi seminerlerinde Ekrem ARSLAN, Modernite ve Sonrasının Görüntüsü; Ömer BEYOĞLU, Modern Uygarlığın Sanat Tarihi; Ömer İPEK, Türk Modernleşmesi ve Müzik; Şeyda Sevde TUNÇBİLEK, Modern Uygarlığı Romanlardan Okumak; İsmail COŞKUN, Türk Modernleşmesi: Süreklilik ve Farklılaşmalar konularını ele alacaklar.

 

 

 

 

Harfler okuma-yazma bilenler için neyse, resimler de okuma-yazma bilmeyenler için aynı şeydir.” diyen batı medeniyeti, işittik ve itaat ettik diyen toplumları, kurduğu görsel iletişim ağlarıyla kuşatmış durumda. İçinde bulunduğumuz zamana ister dijital çağ, ister modern çağ, ister postmodern çağ densin, yapılan bu adlandırmaların hepsinin ortak noktası göze hitap etme ve görselliktir.

     

Hristiyanlıkla birleşmiş pagan kültürü, görsel iletişimi sadece inancın temel dinamiği yapmakla kalmamış görünmez olanı gerçekliğin dışına atmış ve hakikati sadece teşhirle anlaşılabilir olarak yorumlamıştır. Görünenin hakikat, gizli ve dolaylı olanın ise metafizik olarak adlandırılarak gerçek dışı sayıldığını, başına ‘’modern’’ eki takabildiğimiz her alanda sonuna kadar hissedebiliriz. Görüntü ve teşhirin hakikatin sadece küçük bir parçası olmasının ve insanın görünen gerçeklikten çok daha fazlasını istemesi ve çıkış yollarının egemen kültür içinde var olmamasının nihai ürünü ise kaostur. Sorun şu ki kaos bireyin üstesinden gelebileceği kadar aciz değildir ve acı çeken bireyin haykırıp isyan etmemesi için görsel iletişim ile kuşatılmaktadır.

   

Modernizm ve modernizm sonrasını; birey, toplum, siyaset ve sanat çerçevesinde anlamaya ve kavramaya çalışacağımız seminerler boyunca kavramlar üzerinden bir izlek takip edilecek ve bu kavramların tezahür ettiği film ve kitaplar kaynak olarak kullanılarak bir çalışma ve düşünme alanı ortaya konulacaktır.

 

 

 

Avrupa; çok katmanlı düşünce, tarih, coğrafya hareketliliğine dikkat kesilen biri için entelektüel tecessüsü her daim canlı tutacak zenginliklerle dolu olan bir dünyadır.

Orta Çağ, Kilise, Yeni Dünya, Aydınlanma, Post-Modernite… Kendi anlamını, kültürel yapısını değiştiren, zamanla tüm dünyaya tesir edebilen bu büyük tecrübenin hikâyesi, önemli ölçüde görünenden farklı bir gerçekliğe sahiptir.

 

Nasıl ki Batı merkezli oryantalist okumalar, Doğu’yu, İslam dünyasını bir bütün olarak görme eğilimindeyse, bizde de tersi olarak Avrupa’yı, handiyse Batı’yı bir bütün gövde gibi görme eğilimi vardır. Oysa her ne kadar paradigmatik olarak yekpare bir dünyadan bahsediyorsak da altta birbirinden bambaşka gerçekliklerin olduğu bir yerdir Batı dünyası.

 

Modernite, hemen bütün meselelerin gelip dayandığı yerdir. Bugün her şeyi modern etkiye mesafesi ya da modernlikle iliş­kisi nispetinde ele alabiliyoruz. Modernite, maruz kalınan ya da rıza ile kabul edilen ve ilk temasta kendini yaşam tarzı ideolojisi ola­rak sunan bir olgudur.

 

Sanat ise elbette determinist ilkelerin alanına mutlak olarak sokulamayacak bir sahadır. Çünkü sanat, içine doğduğu dünya ile irtibatlı olmakla birlikte, doğası gereği aynı zamanda o dünyaya mesafelidir.

 

Avrupa nedir, Halk kavramı nasıl doğmuştur, Keltler kimdir, bir Sicilyalı ile Milanolu nasıl bir araya gelmiştir, Balkanlar’a Doğu Avrupa mı demelidir, Flamenko’nun soundunda bize yakın gelen nedir? Avrupa, modernite, modernizim, kimlik ve sanat. “Modern Uygarlığın Sanat Tarihi” bu kavramların vadisinde, bu türden sorular eşliğinde işlenecek bir seminerler dizinidir.

 

 

Sanat, toplumların yaşanmışlıkları ve kültürlerini çeşitlilikle ve en çarpıcı şekilde yansıtan insanlık ürünlerinin başında gelir. Bu bakımdan, sanatın teknik ve zevk anlamındaki değişimi, toplumların hikayesinden bağımsız değildir. Plastik sanatlardan mimariye, edebiyattan müziğe kadar bütün bir sanatsal yaratıcılık alanı, düşüncenin, siyasetin ve insan yaşamına ait diğer alanların etkisini ve değer birikimini üstünde taşımaktadır. Müzikle ilişkili sanatlar ise, toplumun değer, kültür, inanç ve yönetim kodlarının dahi görünebildiği bir zenginliği dikkatlere sunmaktadır.

 

Bu seminerde, Türk modernleşme tarihini müzik ve müzikle doğrudan ilişkili sahalardan hareketle fark etmeye, düşünmeye ve tartışmaya çalışacağız. Siyasal tarih, düşünce tarihi ve müzik tarihinin kesiştiği noktalarla zenginleştireceğimiz çalışmalar, sahaya dair okumalar ve misafir sanatçılar tarafından icra edilecek canlı örneklerle desteklenecektir. Bütün bir çalışmanın neticesinde, katılımcıların sosyal bilimlere ait bir konuyu farklı disiplinler ve bilhassa sanat yardımıyla da okuyabilme kabiliyetini geliştirmesi beklenmektedir.

 

 

 

Edebiyat eserleri, yazıldıkları dönemin ruhunu kendi özgün tarihsel ve toplumsal koşulları içinde, insan deneyiminden hareketle anlamayı sağlamaları bakımından büyük önem taşırlar. Böylece olay örgülerinin ve ana karakterlerinin ötesinde o döneme ait toplumsal dinamikleri, anlam haritalarını ve düşünme biçimlerini, siyasal dönüşümlerin insan hayatında anlaşılma ve tecrübe edilme deneyimini de içeren çok yönlü bir bakış açısı sunarlar.

 

Bu seminerde, edebî eserlerle ilişki kurmanın yollarına dair bir girişin ardından bugün içinde yaşadığımız modern uygarlığın oluşum sürecinin, klasikleşmiş eserler yardımı ve dolayımıyla birlikte okunması hedeflenmektedir. Ayrıca seminerler kapsamında didaktik bir anlatımdan ziyade, katılımcıların da eserleri okumaları ve farklı bakış açılarını ortaya çıkaracak akıl yürütmelere katılmaları beklenmektedir.

 

 

 

Bu seminerde Osmanlı İmparatorluğu’nun modern dünya ile yaşadığı karşılaşma ve imparatorluğun bu karşılaşmaya verdiği tepkilerin devlet, toplum ve düşünce düzeyinde nasıl yansıdığı izleri sürülecek, tarihi ve edebi metinler aracılığıyla modernleşme öykümüz ele alınacaktır.

 

Toplumlararası ilişkiler ve Osmanlı İmparatorluğunun konumu, modern uygarlıkla karşılaşma, modernleşme teşebbüsleri, Osmanlı modernleşmesinin temel yönelimleri, bilhassa modernleşme sürecinde yaşanan kırılmalar, inşa süreci, süreklilik ve farklılaşmalar seminerin esas odağını oluşturacaktır.